Doktorunuza sorun

Psikiyatrist mi ? Psikolog mu ? Hangisine gitsem?


HANGİSİNE GİTSEM

PSİKİYATRİST Mİ ? PSİKOLOG MU ?


     Yurdumuzda ruhsal yakınması olan hemen her bireyin aklını kurcalayan bir soru. Hangisine gitsem? Soruyu biraz daha derinleştirirseniz maddeler artmaya başlar; psikiyatrist, psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı,yaşam koçu,  )

     Dahili Tıp Bilimleri Uzmanlık dalı olan Psikiyatri uzmanlığı Tıp Fakültesi mezuniyetinden sonra gerçekleştirilen 4 (5) yıllık psikiyatri ihtisasını başarılı olarak tamamlayan hekimlere verilen bir ünvandır. Psikiyatri uzmanlığı tarih boyunca varolmuş bir tıp dalıdır. 1970 li yıllara kadar Nöroloji Anabilim dalı ile birlikte yürütülen bu uzmanlık, daha sonra ayrı uzmanlık olarak özelleşmiştir. Temel olarak insan sağlığı ve özelde de insan ruh sağlığı ve hastalıkları ile uğraşır. İnsanı biyo-psiko-sosyal bir bütün olarak gören anlayış tüm tıp bilimlerinde yaygın olarak kabul görmesi ile insan ruh sağlığının önemi daha da dikkati çeker hale gelmiştir. Psikiyatri bilimi ruh sağlığı ve ruh hastalıkları yanında ruhsal durumlardan önemli derecede etkilendiği gösterilen tıbbın hemen tüm hastalıkları ile de ilgilenmek durumunda kalmıştır.

     Psikiyatri uzmanlığı temel olarak tıp bilimleri yanında; insan ruh sağlığını açıklamaya bilimsel yaklaşım getiren psikoloji, sosyoloji, antropoloji, felsefe vb. gerekli diğer tüm bilimlerden yararlanmak durumundadır.

     1900 lü yılların başında psikodinamik yaklaşımların ön plana çıkması ile psikiyatri bilimi bir süre genel tıp bilimlerimden uzaklaşma eğilimi göstermiştir. Bu eğilimin önemli bir etkisi de psikodinamik yaklaşım ve tedavinin tıp doktorları dışında psikologlar tarafından da icra edilmeye başlamasıdır. Bu akım daha çok ABD’de kısmen de Avrupa’da etkili olmuştur. O yıllarda yurdumuzda psikoloji bilimi ve psikolog bulunmadığından bu uygulamalar da hekimler tarafından gerçekleştirilmiştir. Ruh sağlığı ve hastalıklarına salt Psikodinamik yaklaşımın etkisi ile ruh hastalıklarının psikologlar tarafından da tanı konabileceği ve tedavi edilebileceği görüşü ile ABD’de kazanılmış hak olarak sürdürülmektedir. Psikiyatrik hastalıklarda; 1960’lı yıllarda beyin biyokimyası, 1980 yıllarda beyin görüntüleme çalışmaları ile beyinde yapısal bozukluklara ilişkin bulgular, psikiyatrik hastalıklarda bile salt psikodinamik yaklaşımın yetmeyeceği, temel ve klinik tıp bilimlerinin de gerekli olduğunu yeniden gösterilmiştir.

Günlük uygulamada cerrahi girişim olmaması, intihar ve çevreye zarar verici davranış dışında bedensel görünür bir komplikasyon olmaması ve en önemlisi de uzun süreli ruhsal hastalığı olanların, sosyo-ekonomik statü kaybına uğramaları nedeniyle haklarını savunamıyor olmaları psikiyatrik hastalıklarla ilgili bilim dallarından herhangi birine (psikoloji, psikolojik rehberlik ve danışmanlık, sosyal hizmet uzmanı) ait meslek mensuplarının yetersiz ve yetkisiz olmalarına rağmen bu alanda meslek icra etmelerine yol açmıştır. Özellikle İstanbul gibi denetimi zor olan kalabalık kentlerde psikolojik danışmanlık, danışmanlık, yaşam koçluğu, rehberlik vb. bir çok ad altında pek çok kişi muayenehane açarak hasta muayene ve tedavi etmektedir. Bu konu Türkiye Psikiyatri Derneğince Mesleki sınır ihlali olarak kabul edilmiş ve yetkisiz muayenehane açanlar hakkında Sağlık Bakanlığına başvurulmuştur. Tıp Mensupları dışındaki meslek sahiplerinin bağımsız olarak muayenehane açarak hasta muayene ve tedavi etmeleri yasalara aykırıdır ve hapis cezası gerektiren bir husustur.

5728 sayılı Kanun:

     (5728/23.1.2008 , 3575/14.6.1989, 1219/4.4.1928) "MADDE 25-  (Değişik: 5728 s. K. - 8.2.2008-26781) Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır."

     Sağlık Bakanlığı bu konu hakkında 2011 yılında  genelge yayınlayarak hekimlik diploması olmayanların bağımsız muayenehane açamayacaklarını duyurmuştur. Yasalar çok açık ve net iken ve genelge yayınlanmış olmasına karşın bu konunun Bakanlıkça daha yakından izlenmesi gerektiği kanısındayım. Her işimizde olduğu gibi psikiyatrik muayene ve tedavi konusunda da işin ciddiyetle ele alınması için sanırım ünlü birinin intihar etmesi, bir devlet yetkilisinin beyin tümörü nedeniyle yıllarca psikoterapi görmesi gibi sansasyonel bir olay gerekmektedir.

     Herhangi bir ruhsal yakınma ile başvuran bir hastaya tanı koyma yetkisi hekime aittir. Bir yakınmanın ruhsal mı yoksa bedensel mi olduğu ancak iyi bir öykü alma, tam bir fizik muayene ve özellikle de nörolojik muayeneden ve gerekli tetkiklerden sonra anlaşılabilir. Ruhsal hastalık tanısı da iyi bir öykü alma, fizik muayene ve ruhsal muayeneyi  takiben konulur.

     Uygulamada karşılaşılan dikkati çeken bir durum da pek çok yetkisiz muayenehane çalıştıranların özel bir dalda uzmanlaştıklarının reklamını yapmalarıdır. Örneğin; panik atak uzmanı, vajinismus uzmanı, sigara bıraktırma uzmanı, hipnoz uzmanı gibi dünyanın hiçbir yerinde olmayan uzmanlıkları kendilerine unvan olarak almaktadırlar. İnternet sitelerine bakıp incelendiğinde pek çoğunun bu uzmanlıkları kurs, sempozyum, kongre vb. etkinliklere katılmalarını takiben aldıkları görülmektedir. Bu durum da mevcut mevzuata aykırıdır ve tıbben ya da Bakanlıkça kabul edilmiş uzmanlıklar değildir. (Örneğin ; Ayakta teşhis ve ted. yapan Özel Sağ. kuruluşları hakkındaki  yönetmeliğin Dördüncü kısım,  57. md, J bendi: kanunun 8 nci ve 10 ncu maddeleri gereğince, hekimler sadece tıp diplomalarının veya uzmanlık belgelerinin onlara verdiği yetkiler çerçevesinde mesleklerini yürütebilirler. Sertifika, yüksek lisans veya doktora belgesine dayanılarak, bir başka tıp dalının görev alanına giren işlerin uzmanı olunduğu ilan edilerek meslek yürütülemez ve bu tür belgeler mesleğin icrasında " uzmanlık belgesi" olarak kullanılamaz.)

     Bu bilgiler ışığında kime başvurmalı ruhsal bir yakınması olan bireyin ilk başvuracağı meslek psikiyatri uzmanlığı olmalıdır. Eğer kişi konusunda uzmanlaşmış birini arıyorsa, psikiyatri içinde psikofarmakoloji, psikanaliz, dinamik psikoterapi, Bilişsel-Davranışçı Tedavi, Organik Ruhsal Bozukluklar, ya da özel olarak belirli hastalıklar üzerinde deneyimi olan bilim çevrelerince kabul edilmiş bilimsel çalışma ve yayınları olan bir psikiyatri uzmanı seçilebilir.

     Ülkemizde Kişilerarası ilişkiler, aile tedavisi,  Bilişsel-Davranışçı Tedavi konularında yetişmiş klinik deneyimi olan klinik psikoloji uzmanlığı yapmış psikologlar üniversite kliniklerinde başarılı bir şekilde hizmet vermektedirler. Burada koşul ilk muayene ve tanının bir psikiyatrist (hekim) tarafından konulması ve psikiyatri uzmanının takibinin de sağlanmasıdır.


Doç. Dr. Cengiz ERDEN


Bu sayfayı paylaşın